1 Şub 2018

Green Card Süreci

Edit Yazan: ~~ 2 Yorum



  Buraya yerleşmekle  ilgili o kadar çok soru geliyor ki, şuraya bildiklerimi yazayım da kurtulayım, demeyeceğim aaa ne kadar ayıp. Umumu aydınlatma hizmeti veriyoruz yük değil reca ederim.

  5 yıl önce, öylesine, gerçekten öylesine, green carda başvurmuştuk. Bir danışmanlık şirketi vasıtasıyla. İlk yıl çıkmamış. İkinci yıl onlar yine başvurmuş. Çıkmış. 
Başvuru kaydı dışında külliyen bizden habersiz gelişmiş bunlar. 
  Eğer çekilişe kendiniz başvurduysanız çıkıp çıkmadığını listeden bakıyorsunuz. Şirketle başvurduysanız ve çıktıysanız onlar size haber veriyor. 
   Bundan sonrası biraz karışık. 
Ananızın kızlık soyadının sondan üçüncü harfi nedir sorusuna benzer bir yığın sorulu, boşluklu İngilizce evrak var ki illallah türünden. İlkokulu nerde okudun, kaçta girdin, kaçta çıktın, daha bir sürü şey. 
   Bu noktada şirket size diyor ki, biraz daha para ver, ananın kızlık soyadını ben bulurum. İngilizce bilmiyorsanız veya her Türk gibi derdinizi anlatacak kadar bildiğinizi düşünüyorsanız, hiç girmeyin bu işe. Verin şirket halletsin.
 Evraklar hazırlandı, gönderildi. Size vize görüşmesi için gün ve saat veriyorlar. 
 Ankara'daki Amerika onaylı bir sağlık merkezinde check up yaptırıp, cd ve raporu alıp size verilen saatte yine Ankara'daki Amerika konsolosluğuna gidiyorsunuz. 
 Sıranızı beklerken reddedilenleri görüyorsunuz. Yani çocuğum gelmişsin bohem kıyafetle, turistik vize alacağım diyorsun, yer mi bunu o kadın. Gidersen geri gelmeyeceğini ben bile anladım. 
  Sıra size geldiğinde evraklarla görüşeceğiniz kişiye gidiyorsunuz. Sarışın tatlış bir Amerikalı. Gülümsemekten bir şey soramadı kız bize. Bastı möhrü. 
  Şimdi bundan sonra Amerika size diyor ki yerleş veya en azından altı aydan fazla Amerika dışında kalma. 
   Biz biraz ortam görme, araştırma niyetiyle 3 yıl, senede bir kez geldik. Hal böyle olunca girişte uyarıyorlar sizi. Kardeşim millet green card diye divane olir, size çıkmış gelmirsiz. 
  Eğer girişlerinizi senede bir yaparsanız, sisteme takılıyorsunuz ve sizi sonraki girişlerde almayıp kartınızı kırabiliyorlar. 
  Kesin giriş yaptınız, yerleştiniz. İlk iş security number, yani sosyal güvenlik numarası almak. 
 Artık oturum sahibisiniz ve oy kullanmak dışında her şeyi yapabilirsiniz. 
  Kartı aldığınız tarihten itibaren giriş çıkışlarınız hesaplanıyor, bunun bir süresi var, o dolunca vatandaşlık sınavına giriyorsunuz. 
  Bu sınav Amerika'yı tanıdığınızı gösteren sorulardan oluşuyor. İşte başkanları kim, kaç eyalet var vs. 
 Bu sınavdan sonra Amerika vatandaşlığı alıyorsunuz ve oy da kullanabiliyorsunuz.




Kısaca bazı noktalara değineyim

  Green card Amerika'ya gelmenin en avantajlı ve ucuz yoludur. Diğer vize alanlar gibi sürem bittiydi, nasıl barınacağımdı, yatırım yapayım da şurda durayımlı işler sizi bağlamaz.
Elbette Green card dışında çok yol var ama ben pek bilmiyorum.

Eğitim

 Burda devlet okulları eğitim kalitesi olarak 10 üzerinden puanlı. Ev tutacağınız zaman buna göre tutuyorsunuz. Mesela bazı siyahilerden veya başka sebeplerden ötürü güvenliğin az olduğu yerlerde, fakir eyaletlerde okul puanları da, ev fiyatları da düşük. 
  Puanı iyi ve çok iyi olan devlet okulları bizim kolejler ayarında. Arkadaş kızlarının okulunda ev eşyalarını kullanmayı öğrendikleri bir sınıf olduğunu söyledi. Küçük fırın, çamaşır makinesi vs. her şey var. Orda çalıştırıp öğreniyorlar dedi. 
Kavramları somutlaştırarak veriyorlar. Bizdeki gibi ezberden değil. 

  Kütüphaneler ayrı bir okul gibi. Anne baba çocuk birlikte gitsin, deney yapsın, şarkı söylesin, masal dinlesin. Sıradan bir mahalle kütüphanesinden söz ediyorum.  

Sağlık

  Burda herkesin yakındığı ortak konu. Bilhassa çocuklu arkadaşlardan dinlediğim vakalar, saatlerce beklemeleri, ücretlerin çok fazla olması, yetişkinlerin diş dolgusunu yaptırmak için bile yazın izne gitmeyi beklemeleri, tanı konulurken doktorların ağır davranmaları söz konusu. Obama zamanında Obama Care uygulaması varmış. O biraz rahatlatmış ama şimdi geçerli değil sanıyorum. Özel ve kapsamlı sigorta yaptırmanız şart.

Bizim meşhur angry bird kuşu cardinal, bahçede.

Dil öğrenme

Önceki yazılarımda mevcut idi. Oraya bakınız.

Sosyalleşme

Bunu da yazmış idim. Bakarsınız zaar.

Peki Amerika bir göçmenin gelebileceği en güzel ülke olabilir mi?  

Bittabi.

 Kara peçeli Hintlisinden, turuncu örtüsüne bürünmüş budistine kadar bütün dünya burda. Kimse sizin şalınıza şulunuza bakmaz. 
 Yeter ki nazik olun, trafikte içinizden hayvan çıkmasın, diliniz tatlı söz söylesin, selamı sabahı bilin, insana doğaya saygılı olun. E bunlar pek güzel, pek hasret kaldığımız şeylerdi zaten.


Başka soru yoksa çayımı içiyorum ben.
Ve tabi sevgiler ta Yeni Dünya'dan.



2 yorum:

  1. Merhabalar bacımız �� öncelikle teşekkürler yazınız , bilgileriniz için �� tabiki yoğunluğunuzu , ne kadar vaktiniz var veya yok bilmiyorum ama takipçileriniz adına bu yazılarınız birazcık daha sık olsa ne kadar mutlu oluruz ne kadar mutlu oluruz anlatamam ���� 3 senedir greencarda başvuruyorum Amerika’ya gelip orada yaşamayı çok istiyorum , sanılmasın ki Türkiye’mi sevmiyorum aksine çok ama çok seviyorum ama sanırım 3 yaşındaki oğlumu daha çok seviyorum , sevmeyi ve sevilmeyi daha çok seviyorum , saygı duymayı ve duyulmayı daha çok seviyorum , barışı , huzuru daha çok seviyorum , önyargısızlığı daha çok seviyorum o yüzdendir gitmek isteyişim , bazen diyorum sevdiklerinle arkadaşlarınla ailenle olmayınca , oğlum ananesiyle babanesiyle dedesiyle büyümeyince ne anlamı var ! ama sonra siz ve sizin gibi Amerika’da yaşayıp bizleri bilgilendirmek amaçlı blog olsun , instagram olsun , youtube vs. olsun yaşadıklarını bizlere aktaran kişilerin yazılarını videolarını okuyorum kararımı değiştiriyorum en azından ömür boyu olmasada okul sürecinde gitmeliyim diyorum ���� kafamı karıştiriyisiniz bacım �� neyse evet evet kararlıyım inşallah bizede çıkar greecard �������� kısır partileri yapıp dedikodu yaparık �� emeğinize sağlık , sağlıkla kalın ������



    Ps: bide hazır uzattıkça uzatmışken bi sorum olucak daha doğrusu Amerika’da yaşayan birisi olarak fikrinizi rica edicem �� ben 3 senedir greencard çekilişini kazanmayı beklerken bilgiler ediniyorum olurda çıkarsa nereye gideriz nasıl gideriz evi nasıl kapatırız neler götürürüz valiz eşyası falan filan ( diceksiniz dereyi görmeden paçayı sıvamakta nolir ��) ama sonuçta hayatımızı komple değiştireceğimiz için herşeyi ölçüp biçmek istiyorum �� mesela bizim oraya gelip yerleşmek için 2 yer var aklımızda
    1 en batı San Diego : benim burda yaşadığım mahalleden bi tanıdığım var ne çook yakın ne çok uzak san diego da Amerikalı birisi ile evli bize yardımı olur sonuçta oralı birisi , hem San diego ( İzmir’liyim) bizim buraların havasından suyundan sıcak biyer ama diğer seçeneğe göre pahalı hemide %49 ( https://www.expatistan.com/cost-of-living/comparison/detroit/san-diego? )
    2. Seçenekte Michigan : orada da İzmirli birisi yaşıyor ama tanıdık değil , ayrıca orası çook soğuk biz İzmir lilere uzak bi kavram �� ama yaşam daha ucuz bide daha çok Amerikalı var , neyse çok uzattım kusuruma bakmayın nolur
    Diyeceğim o ki siz olsanız hangisine gidip yerleşmeyi tercih edersiniz ??
    SD : tanıdık var , sıcak ama pahalı
    M : tanıdık yok , soğuk ama yarıyarıya uygun biyer ������������������

    YanıtlaSil
  2. Bilgilendirme için teşekkür ederiz:)

    YanıtlaSil