26 Eki 2017

Amerika'da Alemlere Akmak

Edit Yazan: ~~ 35 Yorum




Hooop bir dakika öyle değil. Bu alemler bize göre türden. Bahsettiğim, arkadaş edinmek, konu komşuya açılmak, event event gezmek ve coşmak hobaaa...

Bugünkü ikinci yazım blogda. Hem arayı kapatmak, hem de çok sorulan bu mevzuyu tecrübe ettiğim kadarıyla açıklığa kavuşturmak istedim.

Amerika'ya geldim. İmkanlar, hayat, her şey çok güzel ama yalnızım, lök gibi kaldım. Ne yapmam lazım?


Burda lök gibi kalmak için gerçekten evde lök gibi oturmak lazım, zira Amerika sizi sosyalleşmeniz için adeta dürtüyor.


Peki neler var?

 Birçok kilisenin conversation classları var. Bunu internetten civarınızdaki kiliselere bakarak öğrenebilirsiniz.

  Bu kiliselerin kendi cafelerinde haftada bir bizim gibi international kişiler toplanırlar. Başlarında kiliseye hizmet eden Amerikalılar bulunur. Her hafta bir konu belirlenir ve 5-6 kişilik masalarda gruplar İngilizce sohbet ederler. Hem buraya dair çok şey öğrenir, hem de bizim kültürümüzü onlara anlatırsınız. Çok eğlenceli ve öğreticidir.


  Kilise dedim diye ürkmeyin. Kimse burda dinini dikte etmez, hatta katılanlar İslam'ı merak ettiklerinden çok soru sorarlar. Kiliseye hizmet edenler ise sizin yiyecek konusundaki hassasiyetinize kadar dikkat eder, içeriği sakıncalı yiyeceklerde sizi uyarırlar.


  Farklı dinden insanların saygı ve hoşgörü içinde, birbirinin inançları hakkında soru sormaları, öğrenmeleri, onlara hal ve söz ile örnek olmaya gayret etmek, tüm bunları gözlemlemek ve içinde olmak muazzamdır.


  Bunun dışında kilise görevlisi ayda iki kez  sadece kadınlara program düzenler, gezilere götürür, katılanlar birbirlerinin evinde yöresel yemekler yaparlar.



  Devlet okullarının bir kısmında, genelde haftada iki kez, ücretsiz akşam dil sınıfı olur. Başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar. Bu okullar ücretsiz olduğu için orta ve ileri seviye için tatmin edici olmayabilir ama arkadaş edinmek ve konuşmak için güzel bir fırsattır. Niye bu kadar için kullandım ben de bilmiyorum.


  Komşu edinmek zaman isteyen bir iştir. Türkiye'de bile nasıl ki yeni tanıştığımız birinin evine hemen gidip kendi evimize davet edemiyorsak, tanıma süreci yaşıyorsak burda da öyle. Kaldı ki Amerika göçmenlerden dolayı kültür zengini bir ülke. Haliyle güven kazanma süreci uzun olabiliyor.


  Biz bu yıl yeni evimizde komşulara aşure programı yaptık. Çok memnun kaldılar. Bu tür geleneksel anları değerlendirebilirsiniz.



  Sürekli selamlaştığınız kişileri Türk çayı veya Türk kahvesi içmeye evinize davet edebilirsiniz. Eğer kabul etmezse bunu şahsi olarak düşünüp alınmayın ve ısrar etmeyin. Zamana ihtiyaç var demektir. 
Bazı insanlar ev davetinden hoşlanmayıp dışarda görüşmeyi tercih edebiliyorlar.

  Diğer bir önemli nokta, evinize ilk kez davet edeceğiniz yabancı arkadaş veya komşunuzu evliyse eşli, bekarsa onun da tanıdığı bir arkadaşla davet edin ve bunu kendisine bildirin. Güven için önemli. Hiç kimse kültürü, inancı veya dili tamamen farklı birinin evine ilk davette yalnız gitmek istemez.

  Bazı kültürlerde bizdeki gibi sırayla gitme olayı olmuyor. Ben çağırdım, şimdi de o çağırsın demeyin. Dilinizi geliştirmek, kültürünüzü göstermek, yemeklerinizi tattırmak, kısa sürede ortam yapmak için gerekirse hep siz davet edin. Coşun coşturun.


  Türklerden mümkün mertebe uzak durun. En azından belli bir süre. Yeter görüştünüz Türkiye'de. This is a new life gülüm.
  
 Elbette ki, sürekli Türk arkadaşlarla haşir neşir olarak burayı kendinize küçük bir Türkiye yapabilirsiniz ama ben şahsen Amerikalıların ve diğer milletlerden göçmenlerin arasına balıklama dalmayı, yeni arkadaşlar edinmeyi, evimi adeta kafeye çevirmeyi, buraya uyum sağlamayı tercih ettim ve bundan da gayet memnunum. 



E o zaman bol kahveli, bol keyifli günler.











35 yorum:

  1. Keyifle okudum yazını. Kalkıp Amerika'ya gidesim geldi. :D Nasipse benim durak İngiltere olabilir. Orada uygularım artık :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Sana yeni hayatında güzellikler diliyorum :)

      Sil
    2. Hayırlı olsun... Güzel geçsin inşallah..

      Sil
  2. Sevgili Emine lök kahve yanına çok güzel bir tatlı, belki biliyorsun (belki?) dut kurusu ve ceviz dövülüp helva halinde pişirilince lök tatlısı oluyor.. Niye lök, ya tadından ya şeklinde ya yedikten sonraki halinden.. Hristiyanların dinlerini yayma adına ya da sosyal sorumluluk gibi algılayıp ibadethanelerini söz ettiğin şekilde kullanmaları takdir edilesi. Camilerimizin de Kur'an kursalrı dışında canlı canlı "Din Hayattır" diyen yerler olmasını dilerim, üzerimize düşen varsa her Müslüman da bu çabanın içinde olmalı.
    Aşurelerin bir öncesindeki fotoğrafta ortadaki nur mu sensin soldan ikinci mi? Nur ol zira diğeri korkunç. Gelmeyelim şimdi Amerikalara Emine'ye ne oldu diyerek. Sevgilerimle. Allah'a emanet..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hahaa soldaki birinci benim. Gerçekten yanımdaki arkadaş ışığın etkisiyle korkunç çıkmış :) Lök tatlısını bilmiyordum, çok ilginç. Yapışıp kalmak anlamında kullanılıyor sanırım. Yani ben öyle kullandım. Buradaki dindarların çabası çok fazla evet. Üstelik dini kurumlar devlete bağlı değil, tamamen özel. Bağışlarla dönüyor ve inanılmaz işler yapıyorlar, çok aktifler. Dilerim biz de adım başı cami yapmaktan ziyade, olanları dolu dolu değerlendiririz. Sevgiler ve dualar.

      Sil
  3. Ben de gitmişimtim bir de ülke günleri yapıyorlar mesela türkiye gününde kuru fasülye pilav yapmşlardı:) çok güzel şeylet bunlar üstelik kimsryi dışlamıyorlar, kilise deyincr bile bizimkiler( bir kısmını eliyorum) bi tuhaf oluyor, Hatayda çoktur gelen arkwdşlarıma gezdiriyorum ayy diyo bazısı kilise mi hiristyanmmıyız biz, ne olursa olsun hoşgörü olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar sığ düşüncelerle geniş dünyayı neden kendilerine dar ederler anlamak zor. Evet çok güzel etkinlikler oluyor gerçekten, sen de içinde bulunmuşsun ne güzel. Bir de Hindistan'ı gör bakalım. Orası da ayrı bir kültür zengini. Tadını çıkar :)

      Sil
  4. Ayrıca çok özentiyim şuan sana al beni kurtar buralardan😭😭

    YanıtlaSil
  5. Bende olsam senin yaptığını yapardım. Super. Bir dost from instalife. Roses are everywhere gülüm.

    YanıtlaSil
  6. ����������������
    Kendimi bulduğum çok yer oldu . Tebrikler!

    YanıtlaSil
  7. Amerika anılarınızın devamını bekliyoruz. Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  8. Biz burada biri birimizi boğazlıyoruz bahsettiğiniz konularda. Orada gül gibi geçinip gidiyorlar. Amerikan rüyası olmasın bu:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de çoğunluk aynı dinden ve kültürden olmamıza rağmen çok çabuk kavga ediyor ve düşmanlık besliyoruz. Burda bu kadar karışık millet bunu nasıl başarıyorlar bilmiyorum. Takdir edilesi.

      Sil
  9. Ellerine sağlık :) yurtdışına gidecek olursam birgün uygularım nasipse :)

    YanıtlaSil
  10. Tatlis bir yazı olmuş yine ... Ama gerçekten çok önemli geçen katıldığım bir grupta sorumlu İslam'da evlilik ve Haremi anlatıyordu ballandira ballandira !!! Onub anlattigi gibiolmadığına ikna edemedim ve bir dahaki görüşmemize kaynak getirip göstereceğim eee zor zanaat yurtdışında yaşamak ve doğru olanı gostermek😎😎😎

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle kardeş. Allah doğru örnek olanlardan eylesin.

      Sil
  11. Bloğu baya boşlamıştın 😀 Yazını görünce, “Bu kız yazı mı yazmış. Uzun zamandır yazmıyordu” dedim. Sen yeni insanlar ve yeni kültürler tanımayı seviyorsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aylardır yazmıyordum evet. Yeni insanlar yeni dünyalar, yeni ufuklar demek.

      Sil
  12. İnsan aktif olduğunda daha üretken oluyor. İnsana insan gerek. Dil kültür inanç farklılığı gözetmeksizin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte biz ülkemizde bunu çok başaramıyoruz sanırım. Sosyal hayatta etiketler, siyasi görüşler daha büyük rol oynuyor. Malesef ayrışmaya çok müsait bir milletiz. Burda daha iyi anlıyorum bunu.

      Sil
  13. Bizim buralar farkli ya.Kücük bir yer ondan mi bilemiyorum.Kilisedeki kursa bende gidiyorum ama bildigin misyonerlik görevi gibi.Kurs kitabi bile Bibel,,Incil üzerie.Gramer bilgisi hep Isa üzerine kurulu.Cocuk degiliz,,inancimiz var cok sükür .isimize yarayani
    aliyoruz .Sürekli kiliseye yakinlastirma aktivitesi var,baskici degil ama öneri isteyen gelsin gibi.Ben bir here gidiyorum mesala, Ikinci kurs sirf Incil üzerine.Gelin daha kelime ögrenirsiniz gibi telkinler var.Zaten kursa gidenler icinde sadece ben müslümanim bunu da biliyorlar .Birde daha ehliyetimi almadigim icin varsa da diger imkanlari degerlendiremiyorum.Sizin oralar yabancilara daha yakin ve sosyal yönü daha gelismis.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her eyaletin sistemi farklı sanırım. Çünkü burda kiliseler Türkiye'de camilerin diyanete devlete bağlı olması gibi değil, bağışlarla dönüyor. Haliyle her bölge kendince yöntem uyguluyor olabilir. Biz kitap, İncil vs kullanmıyoruz. Kilise ile ilgilenen yaşlı bir karı koca, çok güleryüzlü ve nazikler. Mesela yemek programı oldu, ertesi gün Ramazan başlayacaktı. Kadın bana, Ramazan gelmeden programın olmasına çok sevindim, yarın yiyemezdiniz dedi. İkramları tek tek saydı içinde et olan olmayan diye. Bir tek Christmas'ta Hz. İsa'dan bahsedildi, o da hayatı okundu, onların dini bayramı çünkü. İncil ve dini kitaplar hep raflarda duruyor. Alayım elimde dolaşsın, arada okuyayım görsünler gibi bir düşünceleri yok. Misyoner olanlar var içinde ama bize bir şey öğretmeye çalışmıyorlar, daha çok bizi tanımak için soru soruyorlar. Dediğim gibi bölgeden bölgeye değişiyor sanırım. Ehliyet alırsanız daha farklı ortamlara rahat rahat gitme fırsatınız olur, daha iyi hissedersiniz diye düşünüyorum :)

      Sil
  14. Yani biz hep Türklerle görüşüyorduk , hahaha , sonuç bu ama bizim çevre suç oranı yüksek olunca anca mescitte başka milletten insanlarla görüşebiliyorduk , annem baya tarzanca geliştirmişti orada ben konuşabiliyordum da utancımdan cevap veremiyordum , ay berbat bir aksanım var , Allah düşmanıma vermesin :D

    YanıtlaSil
  15. Canım. Tabii ki her şeyden önce eğitimin ve tercihlerin gelir. Genç yaşta dünyanın en büyük ülkelerinden birindesin. Ben mesela, Amerika'ya yola çıkmaya kalksam, inmeye gerek kalır mı bilmem ama eğer ulaşabildiysem, vertigo atağı geçireceğim için, sedyeyle çıkardım her halde. Vaz geçtim gelmem Emine kızım 😀😀😀Sanki bekleyen, beklese de birileri; vize veren var da... Bak bu da komikti. Seni seviyorum kızım. Ben yırtık menüsküslerim ve 26 sene önce kırılmış, çiviyle tutturulmuş omzum için fizik tedavideyim her gün. Hadi bir evladımı ziyaret edeyim dedim. Sevgiyle kucaklıyorum, öpüyorum seni canım 😀 Kendine iyi bak canım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aylardır bloga uğramamıştım Ece ablacım. Ancak cevap verebiliyorum yorumuna. Çok geçmiş olsun diliyorum. Ama sen güçlü bir insansın. İyiliklerle dolu ruhunu koruduğun gibi bedenine de dikkat edersin Allah'ın izniyle :) Ben de kucaklıyorum seni. Muhabbetle ❤

      Sil
  16. Keyifle okudum yazınızı :) blogunuzu izlemeye aldım blogum ilginizi çekerse banada beklerim sevgiler :)

    YanıtlaSil
  17. Ben de geleceğim, çok özlüyorum Amerika'yı :-) Bir ayarlayayım inşaallah kendimi.
    Aynen katılıyorum kültür zenginliğine ve hoşgörülerine,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah gelirsin tekrar. Alışıyor insan buraya :)

      Sil
  18. Çok güzelmiş yemekleri görünce oraya odaklandım ister istemez :D


    www.yazimbari.com

    YanıtlaSil