27 Haz 2018

Amerika'ya Geleceklere Tavsiyeler

Edit Yazan: ~~ 18 Yorum




  Soranlar oluyor. Ben de uzun vadeli veya kalıcı olarak yerleşecekler için bazı tecrübelerimi, neler getirilse iyi olur vs. konuları bildiğim kadarıyla paylaşayım istedim. 

  Yerleşeceğiniz eyalette Türk ve international market varsa yazacaklarımı bulma ihtimaliniz yüksek ama fiyatları da yüksek. Ne olur ne olmaz valizinize tıkıştırın derim. 
  Yoksa benim gibi bir süre su bardağında çay, çay bardağında kahve içebilir, tepsi bulamayıp kartonda yemek yiyebilir, amele styling coşingen yapabilirsiniz.




  Evet şunları getirmeniz hayrınıza olabilir;

  Çay bardağı, çaydanlık, çay kaşığı, birkaç tepsi. 

 Türk kahvesi seviyorsanız fincan, cezve, kahve. Elektrikli cezve burda ucuna aparat takarak çalışıyor, biraz yavaş ama ben memnunum. 

 Düdüklü tencere, belki farklı bir isim ve tarzda vardır ama rastlamadım henüz. Çok düşkünseniz getirin. Slow cooker var, gece koyuyorsunuz, güveç gibi sabaha pişiriyor ama biz hızlı pişsin istiyoruz. Kesmiyor haliyle.
 Bu arada benim düdüklü tencerem yok. Olmadan da oluyormuş. Sıkıntı yaşamadım.

  Kur'an-ı Kerim, seccade, tesbih üçlüsü. 

 Kitap okumayı sevenler birkaç kitap getirebilirler. Gerçi dil öğrenmek durumunda kalanlar için bir süre Türk edebiyatı hayal oluyor. 
  Siz de benim gibi elinizde sürekli İngilizce kitap, millete hava atabilirsiniz. (Hayır kime hava atıyorsun Amerika'dasın.) 

 Tarhana gibi kuru ev yapımı şeyler getirebilirsiniz. Ama tohum girişi yasak dikkat edin. En son gelen bir Türk aile, çocuğun yediği elmadaki çekirdek yüzünden uzun bir süre havaalanında bekletildi. 
 Eskiden yoktu ama son dönemde köpekli polisler arama yapabiliyor. Kokulu şeylere dikkat.

  İlaçlarınız varsa getirin derim. Burda eczaneler marketlerde olduğu için bazı ilaçların dozları bizdekinden düşük olabiliyor. 

  Eğer kullanıyorsanız normal terlik getirin. Yoksa karı koca şıpıdık şıpıdık parmak arası gezersiniz.

  Tesettürlüyseniz elbiselerinizi getirin ama şal şul taşımanıza gerek yok bence. Envai çeşit şal var. Amazon sitesinde çok güzel uzun boy, uzun kol elbiseler bulabilirsiniz ama ölçüleri keşfetmek zaman alabilir. O yüzden başlangıçta yeterli kıyafetiniz olursa iyi olur.

Varsa sizin de kıymetli öğütleriniz, çekinmeyiniz, paylaşınız. Mutlu oluruz.




 Ve geleceklere son bir not;

 Tebdil-i mekanda ferahlık vardır. Korkmayın. Cesur olun. Burası lakabı gibi, Yeni Dünya. Sizi de yenileyecek biiznillah.


Instagram  @virginiakusu




21 Haz 2018

Film Listem

Edit Yazan: ~~ 16 Yorum

   Abbaooo benim bir de blogum vardı ya kızz. (Utanan meymun) 
  Instagramda aktifim (@virginiakusu). Bloga yazı girmek biraz daha uğraş istiyor, o yüzden şey oldu. 
 Müthiş bir film listesiyle döndüm. Bence müthiş. Çok sevdiklerimi, çok bayıldıklarımı topladım. Tavsiye arayanlara fikir olsun. 
 Bu filmler orta şeker değil, tekrar tekrar izlerimcesine sevdiklerim. 
 Yenileri oldukça ekleyeceğim. Sizin de tavsiyelerinize muhtacım, yoruma coşabilirsiniz. Başlıyorum...


Victoria and Abdul


Sıradışı bir arkadaşlık. Güldüren, mutlu eden, hüzünlendiren, bittiğinde harika bir tat bırakan gerçek bir hikaye.


Interstellar 


Tam bir tefekkür filmi. Muazzam. Aklım başımdan gitsin, beynim yansın, nevrim dönsün diyenlere. 


Ustad Hotel


Komedi, dram, aşk... E her şey var. Muhteşem. Ben bir daha izleyeyim bunu.


Ek Villain


Gerilim, aşk. Ve o meşhur müziği. 


Lage Raho Munna Bhai


Komedi, aşk ve Gandhi. Alakasız mı geldi? Bayılacaksınızzz.


Velaiyilla Pattathari


İnşaat mühendisisin. İşsizsin. Baban bunu başına kakıp duruyor. Bir de aşık oluyorsun. Hepimiz ameleyiz ulan. 


Kahani


Hamile kadınımız kocasını arıyor. Gerilim. Ve bammm. Sürpriz var.


Fanaa


Sübhanallahhh şarkısı, aşkı, aksiyonu süper. Ama o son neydi ele.


Hichki


Öğretmensin, sinir sistemiyle ilgili bir hastalığın var. Hiçbir okula almıyorlar. En sonunda en yaramaz sınıfa veriyorlar. Ah Rani Mukerji nasıl bir oyunculuk. O hastalığı seninle biz de yaşadık.


English Vinglish


Amerika'ya geliyorsun. Sıfır İngilizce. Kocan da odun. Mutlaka ailece izleyin. Çok şey katacak. 


Talaash


Gerilim. Ve bammm. Sürpriz son. Çok sürpriz. Baya sürpriz.


Drishyam


Gerilim gibi. Ama sen nasıl bir babasın arkadaş. O nasıl plan, o nasıl gayret.


Wazir


Bak sen amcama. İntikam böyle bir şey. Zekanı zorlatır.


Bajrangi Bhaijaan


Açıklama yok. Bam bam bam. Ailece oturun izleyin. Neyse duramadım. Müslüman kız, duyamıyor konuşamıyor. Kayboluyor başka bir ülkede. Maymuna tapan adamımız onu evine ulaştırabilecek mi? Gerçek hikaye. Gözyaşı ve kahkaha garantili.


Septembers Of Shiraz


Yahudisin diye yıllarca huzurlu yaşadığın ülkende artık istenmiyorsun. Hapse atılıyorsun. İşkence görüyorsun. Hain diyorlar. Dostlar düşman olmuş. Kaçıp gitmek gerek. Gidebilecek misin? 



Hamari Adhuri Kahani


Aşk, aşk, aşk...



Pan's Labyrinth


Fantastik film sevmiyorum ama bu. Çok başka bu. Gerilimi ve gizli mesajları ile unutulmaz bir film. Dublajlı izledim. Öyle tavsiye ederim. Ve o ninni hala kulaklarımda. 


PK


Aamir Khan yahu.


Slumdog Millionaire


E izlemeyen kaldı mı ki?


Bahubali


Ailecek aslanım, yiğidim, koçum diye seviyoruz. O bizim Bahubalimiz. 


Bahubali 2


3. sü de gelsin nooolur.


Barfi


Konuşamıyor. İşaret dili ile anlaşıyor. Komedi, dram, aşk. Ay bir daha izleyeyim ben bunu. Çok güzel bir tat bıraktı. 


Fan


Shah Rukh Khan hayranı ona benzeyen gencimiz ortalığı karıştırıyor. Ve hayranlık bakın nasıl nefrete dönüyor. Ekşınnn.


Ghajini


Off ya... Gerilim ve dram ortasında nasıl güzel bir aşk. Ama işte off... 


Surya 24


Zamanı kontrol edebildiğinizi düşünün. İç içe olaylar. Macera, aşk. Ailece arkadaşlarla falan izleyin bunu. Yoksa tek başına kime dürtüp güleceksiniz. Ben 3 kere izledim.


3 Idiots


E izlemeyen kaldı mı aşk olsun.


Ek Tha Tiger (1)


Ekşın ekşın ekşın. Sonunda hemen kapatmayın. Maşallah var.


Ek Tha Tiger (2)


3. sü de gelsin nooolur.


Raavanan


Tuhaf bir film. Etkileyici bir film. Adam emniyet müdürünün karısını kaçırıyor. Ah o dağlar taşlar, o kabileler, o köprüdeki dövüş sahnesi. Ve ah o aşk. Ay izleyin bunu ya.


El Cuerpo


Gerilim. Ve bammm. Sürpriz son. O ne plan arkadaş. Koltuğa çakıldık.


Yaşamak Güzel Şey


Ailece izleyin bunu. Nasıl güzel, nasıl komik.


Dedemin Fişi


Ailece izleyin bunu. Nasıl güzel, nasıl komik. Neyse aynısını yazmışım. 


Ben Salvador Değilim


İran filmi izlediniz mi hiç? İran filmleri çok özeldir. Bağrına saplanır insanın. Karşı evdeki, komşunun evindeki bir olayı seyredersin, öyle gerçek. Ha bu film mi? Bu komedi. Ay çok güldük yahu. 


Şşş Kızlar Bağırmaz


Al işte bağrına sağlanan bu. 


Pride And Prejudice


Çok izledim. Çok sevdim. Aşk ve asalet derim.


Jodhaa Akbar


Çok uzun bir film. Ona göre ihtiyaçlarınızı giderip oturun başına. Ama çok iyi çekmişler. Kızın peçesini açıp bir sübhanallah deyişi var. O ne güzel sevmek arkadaş.


Power Paandi


Çok ilginç, çok tatlı bir film. Adam yıllar önceki sevdiğini arıyor. 


Raees


Mafya, aksiyon ve Shah Rukh canım.


Ittefaq


Bak sen şu hinliklere vey.


Dangal


E izlemeyen kaldı mı?


Ekşi Elmalar


Ben bunu bir daha izlerim. Bacım siz gerçekten doğulu musunuz yoksa? Bayıldım bayıldım. 


Dhoom 3


Ekşın ekşın ve bammm. Ayıp olmasa oha derim. Filmin ortasında bir şok. Aamir Khan işte, normaldir. Malang şarkısını hala dinlerim. 


Lion


Çok dokundu yahu. Evlatlık verilmiş adam ailesini arıyor. Gerçek hikaye. Filmin sonunda hemen kapatmayın gözyaşı garantli sürpriz var.



1 Şub 2018

Green Card Süreci

Edit Yazan: ~~ 12 Yorum



  Buraya yerleşmekle  ilgili o kadar çok soru geliyor ki, şuraya bildiklerimi yazayım da kurtulayım, demeyeceğim aaa ne kadar ayıp. Umumu aydınlatma hizmeti veriyoruz yük değil reca ederim.

  5 yıl önce, öylesine, gerçekten öylesine, green carda başvurmuştuk. Bir danışmanlık şirketi vasıtasıyla. İlk yıl çıkmamış. İkinci yıl onlar yine başvurmuş. Çıkmış. 
Başvuru kaydı dışında külliyen bizden habersiz gelişmiş bunlar. 
  Eğer çekilişe kendiniz başvurduysanız çıkıp çıkmadığını listeden bakıyorsunuz. Şirketle başvurduysanız ve çıktıysanız onlar size haber veriyor. 
   Bundan sonrası biraz karışık. 
Ananızın kızlık soyadının sondan üçüncü harfi nedir sorusuna benzer bir yığın sorulu, boşluklu İngilizce evrak var ki illallah türünden. İlkokulu nerde okudun, kaçta girdin, kaçta çıktın, daha bir sürü şey. 
   Bu noktada şirket size diyor ki, biraz daha para ver, ananın kızlık soyadını ben bulurum. İngilizce bilmiyorsanız veya her Türk gibi derdinizi anlatacak kadar bildiğinizi düşünüyorsanız, hiç girmeyin bu işe. Verin şirket halletsin.
 Evraklar hazırlandı, gönderildi. Size vize görüşmesi için gün ve saat veriyorlar. 
 Ankara'daki Amerika onaylı bir sağlık merkezinde check up yaptırıp, cd ve raporu alıp size verilen saatte yine Ankara'daki Amerika konsolosluğuna gidiyorsunuz. 
 Sıranızı beklerken reddedilenleri görüyorsunuz. Yani çocuğum gelmişsin bohem kıyafetle, turistik vize alacağım diyorsun, yer mi bunu o kadın. Gidersen geri gelmeyeceğini ben bile anladım. 
  Sıra size geldiğinde evraklarla görüşeceğiniz kişiye gidiyorsunuz. Sarışın tatlış bir Amerikalı. Gülümsemekten bir şey soramadı kız bize. Bastı möhrü. 
  Şimdi bundan sonra Amerika size diyor ki yerleş veya en azından altı aydan fazla Amerika dışında kalma. 
   Biz biraz ortam görme, araştırma niyetiyle 3 yıl, senede bir kez geldik. Hal böyle olunca girişte uyarıyorlar sizi. Kardeşim millet green card diye divane olir, size çıkmış gelmirsiz. 
  Eğer girişlerinizi senede bir yaparsanız, sisteme takılıyorsunuz ve sizi sonraki girişlerde almayıp kartınızı kırabiliyorlar. 
  Kesin giriş yaptınız, yerleştiniz. İlk iş security number, yani sosyal güvenlik numarası almak. 
 Artık oturum sahibisiniz ve oy kullanmak dışında her şeyi yapabilirsiniz. 
  Kartı aldığınız tarihten itibaren giriş çıkışlarınız hesaplanıyor, bunun bir süresi var, o dolunca vatandaşlık sınavına giriyorsunuz. 
  Bu sınav Amerika'yı tanıdığınızı gösteren sorulardan oluşuyor. İşte başkanları kim, kaç eyalet var vs. 
 Bu sınavdan sonra Amerika vatandaşlığı alıyorsunuz ve oy da kullanabiliyorsunuz.




Kısaca bazı noktalara değineyim

  Green card Amerika'ya gelmenin en avantajlı ve ucuz yoludur. Diğer vize alanlar gibi sürem bittiydi, nasıl barınacağımdı, yatırım yapayım da şurda durayımlı işler sizi bağlamaz.
Elbette Green card dışında çok yol var ama ben pek bilmiyorum.

Eğitim

 Burda devlet okulları eğitim kalitesi olarak 10 üzerinden puanlı. Ev tutacağınız zaman buna göre tutuyorsunuz. Mesela bazı siyahilerden veya başka sebeplerden ötürü güvenliğin az olduğu yerlerde, fakir eyaletlerde okul puanları da, ev fiyatları da düşük. 
  Puanı iyi ve çok iyi olan devlet okulları bizim kolejler ayarında. Arkadaş kızlarının okulunda ev eşyalarını kullanmayı öğrendikleri bir sınıf olduğunu söyledi. Küçük fırın, çamaşır makinesi vs. her şey var. Orda çalıştırıp öğreniyorlar dedi. 
Kavramları somutlaştırarak veriyorlar. Bizdeki gibi ezberden değil. 

  Kütüphaneler ayrı bir okul gibi. Anne baba çocuk birlikte gitsin, deney yapsın, şarkı söylesin, masal dinlesin. Sıradan bir mahalle kütüphanesinden söz ediyorum.  

Sağlık

  Burda herkesin yakındığı ortak konu. Bilhassa çocuklu arkadaşlardan dinlediğim vakalar, saatlerce beklemeleri, ücretlerin çok fazla olması, yetişkinlerin diş dolgusunu yaptırmak için bile yazın izne gitmeyi beklemeleri, tanı konulurken doktorların ağır davranmaları söz konusu. Obama zamanında Obama Care uygulaması varmış. O biraz rahatlatmış ama şimdi geçerli değil sanıyorum. Özel ve kapsamlı sigorta yaptırmanız şart.

Bizim meşhur angry bird kuşu cardinal, bahçede.

Dil öğrenme

Önceki yazılarımda mevcut idi. Oraya bakınız.

Sosyalleşme

Bunu da yazmış idim. Bakarsınız zaar.

Peki Amerika bir göçmenin gelebileceği en güzel ülke olabilir mi?  

Bittabi.

 Kara peçeli Hintlisinden, turuncu örtüsüne bürünmüş budistine kadar bütün dünya burda. Kimse sizin şalınıza şulunuza bakmaz. 
 Yeter ki nazik olun, trafikte içinizden hayvan çıkmasın, diliniz tatlı söz söylesin, selamı sabahı bilin, insana doğaya saygılı olun. E bunlar pek güzel, pek hasret kaldığımız şeylerdi zaten.


Başka soru yoksa çayımı içiyorum ben.
Ve tabi sevgiler ta Yeni Dünya'dan.



26 Eki 2017

Amerika'da Alemlere Akmak

Edit Yazan: ~~ 35 Yorum




Hooop bir dakika öyle değil. Bu alemler bize göre türden. Bahsettiğim, arkadaş edinmek, konu komşuya açılmak, event event gezmek ve coşmak hobaaa...

Bugünkü ikinci yazım blogda. Hem arayı kapatmak, hem de çok sorulan bu mevzuyu tecrübe ettiğim kadarıyla açıklığa kavuşturmak istedim.

Amerika'ya geldim. İmkanlar, hayat, her şey çok güzel ama yalnızım, lök gibi kaldım. Ne yapmam lazım?


Burda lök gibi kalmak için gerçekten evde lök gibi oturmak lazım, zira Amerika sizi sosyalleşmeniz için adeta dürtüyor.


Peki neler var?

 Birçok kilisenin conversation classları var. Bunu internetten civarınızdaki kiliselere bakarak öğrenebilirsiniz.

  Bu kiliselerin kendi cafelerinde haftada bir bizim gibi international kişiler toplanırlar. Başlarında kiliseye hizmet eden Amerikalılar bulunur. Her hafta bir konu belirlenir ve 5-6 kişilik masalarda gruplar İngilizce sohbet ederler. Hem buraya dair çok şey öğrenir, hem de bizim kültürümüzü onlara anlatırsınız. Çok eğlenceli ve öğreticidir.


  Kilise dedim diye ürkmeyin. Kimse burda dinini dikte etmez, hatta katılanlar İslam'ı merak ettiklerinden çok soru sorarlar. Kiliseye hizmet edenler ise sizin yiyecek konusundaki hassasiyetinize kadar dikkat eder, içeriği sakıncalı yiyeceklerde sizi uyarırlar.


  Farklı dinden insanların saygı ve hoşgörü içinde, birbirinin inançları hakkında soru sormaları, öğrenmeleri, onlara hal ve söz ile örnek olmaya gayret etmek, tüm bunları gözlemlemek ve içinde olmak muazzamdır.


  Bunun dışında kilise görevlisi ayda iki kez  sadece kadınlara program düzenler, gezilere götürür, katılanlar birbirlerinin evinde yöresel yemekler yaparlar.



  Devlet okullarının bir kısmında, genelde haftada iki kez, ücretsiz akşam dil sınıfı olur. Başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar. Bu okullar ücretsiz olduğu için orta ve ileri seviye için tatmin edici olmayabilir ama arkadaş edinmek ve konuşmak için güzel bir fırsattır. Niye bu kadar için kullandım ben de bilmiyorum.


  Komşu edinmek zaman isteyen bir iştir. Türkiye'de bile nasıl ki yeni tanıştığımız birinin evine hemen gidip kendi evimize davet edemiyorsak, tanıma süreci yaşıyorsak burda da öyle. Kaldı ki Amerika göçmenlerden dolayı kültür zengini bir ülke. Haliyle güven kazanma süreci uzun olabiliyor.


  Biz bu yıl yeni evimizde komşulara aşure programı yaptık. Çok memnun kaldılar. Bu tür geleneksel anları değerlendirebilirsiniz.



  Sürekli selamlaştığınız kişileri Türk çayı veya Türk kahvesi içmeye evinize davet edebilirsiniz. Eğer kabul etmezse bunu şahsi olarak düşünüp alınmayın ve ısrar etmeyin. Zamana ihtiyaç var demektir. 
Bazı insanlar ev davetinden hoşlanmayıp dışarda görüşmeyi tercih edebiliyorlar.

  Diğer bir önemli nokta, evinize ilk kez davet edeceğiniz yabancı arkadaş veya komşunuzu evliyse eşli, bekarsa onun da tanıdığı bir arkadaşla davet edin ve bunu kendisine bildirin. Güven için önemli. Hiç kimse kültürü, inancı veya dili tamamen farklı birinin evine ilk davette yalnız gitmek istemez.

  Bazı kültürlerde bizdeki gibi sırayla gitme olayı olmuyor. Ben çağırdım, şimdi de o çağırsın demeyin. Dilinizi geliştirmek, kültürünüzü göstermek, yemeklerinizi tattırmak, kısa sürede ortam yapmak için gerekirse hep siz davet edin. Coşun coşturun.


  Türklerden mümkün mertebe uzak durun. En azından belli bir süre. Yeter görüştünüz Türkiye'de. This is a new life gülüm.
  
 Elbette ki, sürekli Türk arkadaşlarla haşir neşir olarak burayı kendinize küçük bir Türkiye yapabilirsiniz ama ben şahsen Amerikalıların ve diğer milletlerden göçmenlerin arasına balıklama dalmayı, yeni arkadaşlar edinmeyi, evimi adeta kafeye çevirmeyi, buraya uyum sağlamayı tercih ettim ve bundan da gayet memnunum. 



E o zaman bol kahveli, bol keyifli günler.