3 Şub 2017

İlahi American People

Edit Yazan: ~~ 34 Yorum

 Anacım hiç fikirlerini söylemekten çekinmiyorlar.
  Kursa gittiğim okulun hocası seçim zamanı Trump'a değil Hillary'ye oy vereceğini rahatça söylemişti.
 Bizde hoca öyle bir şey söylese propaganda yapıyor olur, soruşturma açılıyor olur, hatta vatan haini bile olur birilerince.
  Hoca siz kime oy verirdiniz diye sordu o gün. Bir siyahi çocuk Trump dedi. Kalan hepimiz ise Hillary dedik ve o çocuğa güldük.  Sonraki hafta o çocuk bize güldü.


 Trump seçildiğinde büyük çoğunluk şaşkındı ama eyalet sistemi olduğu için herkesi kendi yaşadığı bölge ilgilendiriyor burda. Çok da takmadılar. 

  Ama ilginç bir şey oldu. İnstagramdan takip edenler bilir, yazmıştım.
Trump'ın 7 müslüman ülkenin vatandaşına Amerika'ya girişte kısıtlama getiren kararını havaalanlarında, bilumum yerlerde halk protesto etti. Federal yargıç da kararı askıya aldı.
  Hatta önünde, İsa da muhacirdi yazan pankartla oturan bir rahibe vardı havaalanında.

  Dış politikası, birçok ülkenin de desteğiyle, canlar yakan bir Amerika. 

 İç politikası, başkana itiraz edebilen, kararları sorgulayan, askıya alan, halkı sesini çıkaran, başkan yapıyorsa doğrudur demeyen, koyun olmayan bir Amerika. 


  Önceki yazılarımda bahsettiğim bir konu vardı. 
  Burda eyalet başkanlarının resimlerini orda burda görmüyoruz, köprülerde veya geçitlerde şu tarihte, şu parti zamanında yapılmış gibilerden ifadeler yok demiştim. 
Mesela bizde kandil olur, belediye başkanı kendi resmiyle bir kutlama afişi astırır yollara. Ben yaptım, benim zamanımda olduculuk var bizde. 

  Aslında Türkiye'deyken bu dikkatimi çeken bir şey değildi. Ama buraya geldim ve gördüm ki eyalet başkanlarının  resmini bırakın, adı sanı geçmiyor.

   Sonra merak ettim, dedim bizim Bursa'da rastgele bir belediyenin internet sitesine bakayım. İnanır mısınız sayfa başkanın resimleriyle dolu. Masasında otururken, toplantı halinde, bilmem kimle el sıkışırken, açılış yaparken. 
 Birden öyle yadırgadım ki. Demek Türkiye'deyken normal geliyordu bize, başka ülkelerde nasıl olduğunu bilmiyorduk çünkü.


   Burda evde acil butonu var. Gerçi her evde var mı bilmiyorum. Türkiye'de de olsa dediğim şeylerden. 
 Geçenlerde misafir çocuğu yatak odasındaki butona basmış. Nasıl ses çıkıyor evden, kaçacak yer arıyoruz.
 Dakikasında güvenlik geldi. Açıkladık durumu ama yine de evi gözüyle şöyle bir kolaçan etti. Belki biri gizlice yardım istemiştir diye sanırım.
  Adam gitti, sonra elinde makbuzla geri geldi. Saat, tarih ve yanlışlıkla basıldığı yazıyor.
 Türkiye'de o kadar gerekli bir şey ki. Kadına şiddet azalır, hırsızlık azalır, yalnız yaşayan hasta veya yaşlılar için zamanında müdahale olur.


  Geçenlerde birinci ağızdan dinlediğim bir olayı anlatayım. Biliyorsunuz burda polisin tehdit olarak gördüğü kişiyi öldürme yetkisi var. 
 Arkadaş gece trafikte. Arkasına polis takılıyor. Bir süre normal gidiyorlar. Sonra polis, ışıkları yakıyor, sirenleri çalıştırıyor. Arkadaş kenara çekip bekliyor. 
  Polis geliyor yanına. İyi akşamlar diyor güler yüzle. Biraz hızlı mı gidiyordunuz diye soruyor. Soru olarak olarak yöneltiyor çok ilginç. Arkadaş, hız sınırını aşmadığımı düşünüyorum ama bilemiyorum diyor. Sonra ölçüyorlar 55 sınırını biraz geçmiş. 
  Belgelerine bakıyor, geçmişinde cezası olup olmadığını kontrol ediyor ve ilk olduğu için sadece uyarıyorum diyor, bırakıyor. 


  Burda ehliyet sınavına hazırlanıyorum. Kuralların olduğu sürücü kitapçığını bitirdim. 
  Türkiye'deyken ehliyetim vardı. Şimdi sınava hazırlandığım kitapçıkları kıyaslıyorum da arada öyle çok fark var ki. Motorun parçaları, yağ çubuğu, bilmem işleyişi, aksanı falan öğretiliyordu Türkiye'de. Sınavda motor bölümü vardı. Burda onları bilmeniz gerekmiyor. 
 Ama mesela alkol kullanmasanız bile ölçülerini bilmeniz gerekiyor. Alkollü araç kullanmanız halinde para cezasıyla kurtulamayacağınızı bilmeniz gerekiyor. Kademe kademe, klinikte tedavi olacağınızı, toplum hizmeti yapacağınızı, hapse gireceğinizi bilmeniz gerekiyor. 
Filmlerde gördüğünüz o uzun sarı okul otobüsleri öğrenci indirirken bütün trafiğin durduğunu bilmeniz gerekiyor. Ve bunun gibi pek çok şey. 
 Okudukça uygulaması basit ve tedbir noktasında gerekli olan, neden bizde de olmasın dediğim konular.


  Trafikte şöyle bir uygulamaya da şahit oldum.
  Bir gece yoldayız aniden trafik durdu. Navigasyon az ilerde kaza diyordu. Ambulans, itfaiye, polis sirenlerle geçti yanımızdan.
  Dedik ortalık alev aldı, ölüler, yaralılar var. Yarım saat kadar bekledik. Sonra yol açıldı birden.
 Kaza neymiş, durum nasılmış diye ilerledikçe hiçbir şey göremedik. Bildiğiniz yol. Az önceki hengame hiç yaşanmamış da öylesine beklemişiz gibi.
  Sonra öğrendik ki, ciddi kazalarda yolu temizlemeden trafiğe açmıyorlarmış, insanlar görüp etkilenmesin diye.


  Burası akşamları dil öğrenmek için gittiğim devlet lisesi. Telefon kapsama alanı dışında okulun içerisinde. Hemen solda uyarısı var. Yine basit ve gerekli bir uygulama.


Ve bir not;

  Benim gözlemlerimi yazma sebebim başka bir dünyayı tanımanız için. Çünkü bilmeyen talep etmez.

  Biz okullarda, kitaplarda öğrettikleri gibi gelişmiş değil, gelişmekte olan bir ülkeyiz. Yıllardır böyle.

 Batının faydalı taraflarını almak lazım sözünü  nerdeyse atasözü yaptık ama bir türlü uygulayamadık.

 Çünkü batının faydalı taraflarını göstermek yerine izdivaç programları sundular. Bir adaya toplanmış ot kök yiyen insanları, bir evin içine tıkılmış birbiriyle didişen insanları, jüri karşısında ezilen büzülen, yerlere yatan, kılıktan kılığa giren insanları sundular. Hem de saatlerce.

 Çünkü insanımızın batının faydalı taraflarını bilmesine gerek yoktu, hatta bu sakıncalı bile olabilirdi. 

  İşin acı tarafı ise bu programların devam etmesi, her geçen gün farklı versiyonlarının sunulması ve insanımızın gittikçe bu girdapta kaybolması. Kaybolmasının istenmesi.

  Evet Amerika'da onlar olurken, Türkiye'de bunlar oluyor. Hatta uzun süredir sosyal medyaya taşan bir tahammülsüzlük halet-i ruhiyesi, bir karşı görüş çıksa da hücum etsek modu da bunlara eklenmiş durumda. 

 Kolayca birilerini kahraman, birilerini vatan haini ilan edecek kadar cesur yığınlarız artık. Kolayca ikna olan, az soran, çok bilen, çabuk yargılayan...

 Temkinli olmak lazım. Zira Allah kulluktaki kusurları rahmetiyle affeder de, iftira atılmışsa, kul hakkına girilmişse, helallik almadan zinhar kurtuluşa erilmez. 






34 yorum:

  1. Hem güldüm,hem kızdım okurken Emine bacım.Öyle füzel tarif etmişsin ki!Ben de burada ehliyet sınavına firdim.Otuz yıllık şöför Nebahat olarak hiç aklıma gelmezdi bir daha sınava fireceğim ama desiğin çok doğru,burada da motor sormuyor adam sana.Ama diyor ki mesela,arkadan sellekrör yaparak seni sıkıştırana ne yaparsın,ne kadar alkol alırsan araba kullanamazsın,yaya geçidinde kim önceliklidir falan.Eşim hep diyor ki,bunlar Müslüman değil ama İslam'ın şartlarını en güzel şekilde bunlar uyguluyor.Öyle doğru ki,yalan-dolan,adam kayırma,çalma çırpma,insan hakkı yeme gibi büyük günahlardan zinhar kaçınıyorlar.İnsana,hayvana,doğaya saygı yaşam biçimi .Adam sınavda çevreye zarar vermeden araç kullanmayı soruyor bana,motorun bilmem neresini değil...Ah benim helişmemekte direnen ülkem,ah benim yalaka halkım,ah benim takım tutar gibi politikacı tutan halkım....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşleri dinimiz gibi, dinleri işimiz gibi diyor ya Mehmet Akif, aynen öyle bacım. Benim de burda alışverişte, biriyle konuşurken falan veya haberlerde hiç aklımdan geçmiyor, acaba yalan mı söylüyor, kim bilir ne mefaati var diye. Biz nasıl öyle olduk ya. Nasıl da seve seve aklıyla dalga geçilmesine izin veren bir halk olduk. Nasıl bölündük, kinle dolduk. Nasıl saygısız olduk, nasıl küfür söylemeye alıştı gençler. Aklım almıyor. Tam istedikleri gibi yönlendirdiler insanları, tvden, internetten. Ahlaka kasteden ne varsa sundular. Ağır ağır. Hissettirmeden...

      Sil
  2. Çok haklısınız söylediklerinizde. Okudukça kendimi kötü hissettim. Biz niye böyle olamıyoruz dedim içimden. Burada insanların derdi para ve güç... Yok birileri öldürülmüş yok tecavüze uğramış kimsenin umurunda değil. Doğal olarak önlem de alınmıyor aksine alkışlıyorlar böylelerini. Bu tarz yazıları okudukça kaçasım geliyor. Keşke uzaklaşabilsem şu ülkeden, insanlardan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah ki ne ah! Uzaktan bakınca olayların içler acısı hali daha bir yaralıyor insanı, kıyasladıkça daha bir sarsıyor...

      Sil
  3. Ne yazık ki asıl özenilecek yerleri yerine ayfon kuyruğu beklemeleri, baybi şovırları falan kendimize almaktayız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet öyle, liste yapsak uzar gider...

      Sil
  4. elin amerikası ama insan bazı şeylere özenmeden duramıyor yahu. cidden sistemleri çok güzel işliyor. iade özgürlüklerinden tut da polisin yetkileine kadar herşeylerinde bir düzen var. her ne kadar canım memleketim desem de bazı yönlerden amerika da yaşamak istemiyor değilim. bilgilendirici bir kıyaslama yazısıydı. ellerinize sağlık :) devamını beklyioruz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet insan kıyaslamadan ve imrenmeden duramıyor malesef. Çok teşekkürler :)

      Sil
  5. Amerika'yı (biraz da dizilerinden dolayı) karışık bir sanıyordum, ama her şey ne kadar düzenliymiş. Hele o güvenlik butonu.. Türkiye'ye çok lazım, çok. Haberleri duyuyoruz sonuçta. :c

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amerika öyle düzensiz, gürültülü bir yer değil evet. İnşallah bizim ülkemizde de insanlar şu yere yere bitiremedikleri Amerika kadar insana, doğaya saygılı olurlar.

      Sil
  6. Gözlemlerini o kadar güzel aktarıyorsun ki zevkle izliyorum. Her ülkenin kendi içinde olumlu-olumsuz yönleri var. Bazı ülkeler bazı şeyleri aşmış.
    Merakla devamını bekleyeceğiz.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Makbule hanımcım. İnşallah Amerika'nın, daha doğrusu bütün gelişmiş ülkelerin iyi yönleriyle donatırız ülkemizi.

      Sil
  7. Gozlem yazilarini okumayi gercekten cok seviyorum. Iyi ki yaziyorsun bunlari, gorebiliyoruz. Valla cok tesekkur ederim ben. Allah razi olsun canim. dedigin gibi bir cok sey keske Turkiyede de olsa. 🙏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Nermin hatuncum. Ben de faydalı şeyleri gördükçe hem şaşırıyorum, hem de bizde olması için dua ediyorum.

      Sil
  8. Söylenecek ne çok şey var. Ve neden doğu ülkelerinin hali böyle perişan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belki de biz yaratılışımızın hakkını veremiyoruzdur, erdemlerimizi köreltiyoruzdur.

      Sil
  9. Türkiye de Amerikaya özeniyor ama icraat yok.. bu ara da mimlendin ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İcraat yok evet. Hemmen bakıyorum kardeş ⭐

      Sil
  10. Burada siyasi görüşüne göre adam ayırıyorlar. Oradaki hoca siysete göre eğitim vermiyordur. Orada insanlara değer veriliyor burada ise bazı insanlara. Amerika bize her yönüyle çok uzak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Orada insanlara değer veriliyor, burada ise bazı insanlara. Gerçekten yazının özeti niteliğinde bir cümle ⭐

      Sil
  11. Şu abd ve biz karşılaştırmasını yapmaktan vazgeçerek bir milimetre yol alabiliriz belki. Kıskandıkları falan yok bizi. O eskidendi.
    Ne zaman ?
    Abd henüz kurulmamışken.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle demeyin veriler Amerika'nın bizi kısım kısım kıskandığını, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için bizi örnek aldığını gösteriyor. muş.

      Sil
  12. Gerçekten her cümleden sonra biraz daha şeyler öğreniyorum. Ve merak ediyorum hiç mi iyi yönümüz yok? Yani "İnsanımız yeter." cevabından bıkmış durumdayız. Gezmek için gitmeyeceğim yer Amerika o yüzden yazılarınızı özenle okuyorum. Ki genelde instagramda da var bu yazdıklarınız yani sıkı takipçinizim. Sevgilerle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında, insanımız yeter, diyeceğimiz insanlar da var ülkemizde. Yiğit Anadolu insanı. Buna karşılık alışverişte kandıran, çevresini hunharca kirleten, yalan söyleyen, işi gücü kolay yoldan para kazanmak olan, ağzı bozuk, ahlakı bozuk insan da bir hayli fazla malesef. Öyle olmasa her gün rezil haberler duymazdık. İnsan uzaktan bakınca daha çok üzülüyormuş Samet. İnşallah bir gün layık olduğu yere gelir Türkiye. Sen burda yaşamayı düşünüyorsun sanırım. Allah hakkında hayırlısını nasip etsin kardeş ⭐

      Sil
  13. Ben de uzaklasinca farketmistim ülkemizdeki eksikleri ve bizlere normal gelmesine sasirmistim.simdi ise tam tersi sasirtiyor beni. Bizim ülkemizin bu düzeye gelmesi zor görünüyor artik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Malesef bazı şeyler öyle oturmuş ki, dediğin gibi düzelir mi, ne kadar zaman alır bilinmez. Bana da zor görünüyor :(

      Sil
  14. Ya çok şaşkınım şu anda. İlk önce ig de gördüm Amerika'da olduğunu. Ama bu benim takip ettiğim Emine değildir heralde dedim. Ne alaka dedim? Yahu bizzatihi senmişsin. Hangi ara gittin sen oralara? Ne işin var senin oralarda. Yaw sen evinin önünde ateş yakıp kazan kaynatan Emine, ne ediyon Amerikalarda?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Salça kaynattım kazanı astım geldim :) Burda oturum hakkım var canım. Birkaç yıldır gezmeye geliyordum, bu sefer yerleştim. Bakalım Allah ne kapılar açacak...

      Sil
  15. Yazdığınız makaleyi büyük bir keyifle okudum :) Şu acil butonu keşke Türkiye'de de olsun diyecem ama henüz onun altyapısının ve bilinçlendirmesinin olması gerekiyor bence :/
    Ülkemizdeki en büyük sorun SİYASİ PARTİLER! Düşünsenize ya bi adam çıkmış kendi ülkesinin vatandaşını sırf kendi partisine oy vermiyor diye vatan haini ilan ediyor ve daha neler neler...!
    Off off...! İnsan her düşündükçe dertleniyor, sinirleniyor!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten hangi birini dile getireceğini bilemiyor insan. Dert çok ve büyük. Ülke ne zaman refaha erer, Allah bilir. Umarım çok uzun sürmez. Teşekkürler yorumunuz için.

      Sil
  16. Emine Hatuncum iyice alistin oralara ne guzel. Gercekten bu paylasimlarin cok faydali gelismislik sorgulamak kul olmamak bunlari anliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşadıkça daha iyi gözlemliyor insan Derya hatuncum. Daha çok kıyaslıyor ve daha çok üzülüyor insan. Malesef...

      Sil
  17. Çok haklısınız Emine hanım. Her geçen gün biraz daha öyle oluyoruz ve bu beni eminim pek çok insanı korkutuyor. Allah yardımcımız olsun. Siz bunları yazdıkça yeni yeni şeyler öğreniyorum ve imrenmeden edemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bizim insanımız, tarihimiz güzelliklerle doluydu aslında. Ne zaman nasıl böyle olduk bilmiyorum. Umudum var, inşallah güzel olacak her şey ama ne kadar zaman alır bilinmez. Gerçekten sosyal bakımdan imrenilecek çok şey var burda. Bazıları da bahsettiğim gibi kolay uygulamalar halbuki. Dilerim bizim ülkemizde de olur.

      Sil